Bileşimi:Antosiyanidinler ve polimerizasyon ürünleri (siyanidin ve peonidin glikozitleri), flavonoitler (orientin, homoorientin, taksifolin, luteolin, krizoeriyol, kersetin, viteksin), klorojenik asit, lipitler (%33-49), steroller, protein (%9-14), vitaminler (A, B1, C ve E) ve mineraller (kalsiyum, fosfor, demir).
Etkisi:Taşıdığı polifenolik bileşiklerin deneysel olarak (in vitro) tespit edilmiş antioksidan etkisi bulunmaktadır. Ancak meyvelerin insan sağlığında ne derecede etkili olabileceğine yönelik ayrıntılı bilimsel çalışmalar bulunmamaktadır. 2009 tarihli bir çalışmada 12 gönüllüye açai üzümü meyve suyu verilmesi ile kanda antioksidan kapasitesinin belirgin bir şekilde yükseldiği bildirilmektedir. Diğer taraftan, Tropiklerde halk arasında yaygın bir şekilde tüketilen 18 meyve suyunun antioksidan kapasitesinin karşılaştırıldığı 2010 tarihli bir diğer çalışmada açai üzümünün antioksidan kapasitesinin ortalarda yer aldığı gözlenmektedir. Bu bakımdan, popüler kaynaklarda yer alan, açai üzümü meyvelerinin etkinliğine ilişkin tüm sağlık önerileri antioksidan etkisi göz önüne alınarak ortaya atılmış kuramsal etkilerdir. Diğer antioksidanlar gibi kalp ve damar sağlığının korunması, iltihaplı hastalıkların tedavisi ve kanserlerin önlenmesinde yararlı olabileceği ileri sürülmektedir.
Kullanılış şekli:Taşıdığı antosiyanidinlerin koyu morumsu rengi nedeniyle meyvesinin sıkılması ile elde edilen suyu, içecek (meyve suyu, enerji içeceği, alkolü içecek) ve gıdalarda (jöle, dondurma vb.) renk vermek amacıyla kullanılmaktadır. Meyve suyu kolay içimi sağlamak amacıyla diğer meyve suları ile karıştırılarak kullanılmaktadır.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.

(Lat: Salvia triloba, İng: Greek sage, Alm: Dreilappiger salbei, Fra: Sauge atrois lobes)

YÖRESEL ADI: Çalba, Dağ çayı, Şalba.

YAYILIŞI: Akdeniz ülkelerinde doğal olarak yetişen bitki, Türkiye’de özellikle Ege ve Akdeniz sahillerinde yaygındır.

KULLANILAN KISIM: Yaprakları, toprak üstü kısımları.

ETKİ VE KULLANIM: Adaçayı yaprakları damar büzücü ve salgı düzenleyici etkilere sahiptir. İçerdiği uçucu yağından dolayı da bakterilere karşı, mantar hastalıklarına ve virüslere karşı etkileri bulunmaktadır. Haricen ağız ve boğaz mukozası rahatsızlıklarında gargara halinde iltihap giderici olarak; dâhilen soğuk algınlığı rahatsızlıklarında ayrıca hazım sistemi problemlerinde kullanılır.

UYARI: Bir kerede 15 gr dozun aşıldığı hallerde çarpıntı, sıcaklık hissi, kramp ve denge bozuklukları yapabilmektedir. Anne adaylarının kullanması tavsiye edilmez.

(Lat: Crataegus monogyna, İng: Hawthorn, Alm: Weissdorn, Fra: Aubepine)

 

YÖRESEL ADI: Yemişen, Akdiken.

YAYILIŞI: Bütün Avrupa’da ve Türkiye’de yaygındır.

KULLANILAN KISIM: Çiçekli yapraklar ve olgunlaşmamış meyveler.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Prosiyanidinler, Biyojen aminler, Flavonlar, Triterpenik asitler.

ETKİ VE KULLANIM: Taşıdığı bioflavonoidlerden dolayı kalbi güçlendirici etkiye sahiptir. Bu yüzden alıç, hafif kalp yetmezliklerinde hiçbir yan etkisi olmadan kullanılabilir. Taşıdığı bileşikler kan basıncını düzenler ve antioksidan etkiye sahip olduklarından damarların tahribatını engeller. Sakinleştirici bir etkiye de sahip olan alıç yaşlılıkta kullanmak için mükemmel bir bitkidir.

 

Bileşimi:Karotenoitler, vitaminler (C, B1, B2, B3), pektin, karbohidrat, lifler, mineraller (kalsiyum, fosfor, demir)
Etkisi:Taşıdığı karotenoitler nedeniyle antioksidan etkisi bulunduğu düşünülmektedir. Ancak insan sağlığı üzerinde etkinliğini ortaya koyabilecek hiç bir bilimsel çalışma bulunmamaktadır. Yakın bir tür olan Physalis peruvianum meyvelerinin antioksidan etkisini inceleyen iki deneysel çalışmada in vitro antioksidan kapasitesinin, incelenen diğer tropik meyvelere oranla zayıf olduğu görülmektedir. Popüler kaynaklarda bahsi geçen “zayıflatıcı ve kansere karşı etkili” ifadelerini destekleyen hiç bir bilimsel bulgu bulunmamaktadır.
Kullanılış şekli:Zarsı dış zarfın içerisindeki turuncu renkli meyve taze ya da kurutularak tüketilmektedir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir. Olgunlaşmamış meyveler zehirlidir.

(Lat: Solidago virgaurea, İng: Golden rod, Alm: Goldrutenkraut, Fra:solidage)

 

YAYILIŞI: Avrupa, Asya ve ülkemizde doğal olarak yetişmektedir. Vatanı Kuzey Amerika’dır.

KULLANILAN KISIM: Toprak üstü kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Saponinler, Diterpenler, Uçucu yağ, Fenolik asitler, Flavolar, Tanen ve Polisakkaritler.

ETKİ VE KULLANIM: Dâhilen, taşıdığı flavonoid ve saponin bileşikleri nedeniyle idrar yolları, böbrek ve idrar torbası rahatsızlıklarında idrar söktürücü olarak kullanılır. Böbrek ve safra kesesi taşlarının düşürülmesinde yardımcıdır. Spazm çözücü etkisi vardır. Haricen, özellikle taşıdığı saponinler sebebiyle çocuklarda görülen pamukçuk hastalığına iyi gelir. Ayrıca ağız ve boğaz dezenfektanı olarak kullanılır.

UYARI: Kronik böbrek hastaları hekime danışarak kullanmalıdır.

(Lat: Helichrysum sp.)

 

YAYILIŞI: Avrupa, Anadolu ve Güney Asya’ya yayılmış birçok türü mevcuttur.

KULLANILAN KISIM: Çiçek.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Reçine, Acı madde, Kumarin, Flavon glikozitleri ve Uçucu yağ.

ETKİ VE KULLANIM: Taşıdığı flavon glikozitleri sebebiyle idrar söktürücü olarak, idrar yolları taşlarını düşürebilmek amacıyla kullanılan bir gıda desteğidir.

(Lat: Pimpinella anisum, İng: Anise, Alm: Anis, Fra: Anis)

 

YÖRESEL ADI: Enisen, Ezanteri, Ezeltere, Mesirotu.

YAYILIŞI: Anason doğal olarak Doğu Akdeniz, Batı Asya ve Kuzey Afrika’da yetişir. Ülkemizde kültürü yapılmaktadır.

KULLANILAN KISIM: Meyveleri.

 

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Uçucu yağ, Sabit yağ, Glikozit, Fenolik asitler, Flavonlar, Karbonhidrat ve Protein taşır.

ETKİ VE KULLANIM: Koku verici ve iştah açıcı olan anason, mide ve bağırsaktaki gaz oluşumunu engellemesinden dolayı iyi bir gaz gidericidir. Salgı arttırıcı, spazm çözücü ve antiseptik etkilere sahiptir. Solunum yolu enfeksiyonları ve öksürüklerinde balgam söktürücü olarak da kullanılan bir gıda desteğidir.

UYARI: Anetol alerji yapabilir. Anetol alerjisi olanlar kullanma

(Lat: Juniperus Comminus, İng: Juniper, Alm: Wacholderbeeren, Fra: Genievre)

YÖRESEL ADI: Ardıç Kozalağı, Cücek

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Eterli yağ, Flavon glikozitleri, Tanen, Şeker, Acı maddeler, Pinen, Cadinen ve Camphen.

ETKİ VE KULLANIM: İdrar kesesi iltihabına karşı kullanılabilecek çok etkili bir antiseptiktir. İçerdiği acı maddeler iştah açar, sindirimi uyarır ve gaz oluşumunu önler. İdrar söktürücüdür. Romatizma ve eklem iltihabında (Artrit) tedaviye yardımcı olabilir. Kompres ve friksiyon yapılarak dıştan kullanımda eklem ve kas ağrılarını yatıştırır.

UYARI: Akut böbrek hastaları hiçbir biçimde kullanmamalıdır. Dölyatağı kaslarını uyarabileceği için gebelik süresince kullanılmamalıdır. Önerilen dozajlara dikkatle uyulmalı ve tedavi 4-6 haftayı geçmemelidir.

(Lat: Alchemilla Alpina)

KULLANILAN KISIM: Toprak üstü kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Tanenler, Acı maddeler, C Vitamini, Helme ve Nişasta.

ETKİ VE KULLANIM: Adet görme düzensizlikleri, dölyolları akıntısı, dölyatağı şikâyetleri ve menopoz çağındaki rahatsızlıklarda rahatlatıcı etkiler yapar. Tüm kadın hastalıklarında, hatta dölyatağı sarkmasında (Prolapsus) ve fıtıklarda çobançantası bitkisi ile birlikte başarıyla kullanılabilen bir gıda desteğidir.

Ayrıca yara ateşlenmesine, apseli yaralara ve ihmal edilmiş çıbanlara karşı su toplayıcı ve kalp güçlendirici bir ilaç olarak kullanılır. Diş çektirdikten sonra gargara yapılırsa yara çabuk iyileşir. Kas erimesi ve ağır, iyileştirilemez kan hastalıklarına karşı da kullanılabilir. Skleroz’da da (Organ sertleşmesi) bu çok değerli bitki büyük yardımlar sağlayabilir.

(Lat: Equisetum arvense, İng: Horsetail, Alm: Schachtelhalmkraut, Fra: Prele des champs)

 

YÖRESEL ADI: Kırkkilitotu, Zemberekotu, Camotu, Kırkboğum.

YAYILIŞI: Kuzey Yarımküre bitkisidir, Türkiye’de bol yağış alan yörelerde doğal olarak yetişir.

KULLANILAN KISIM: Yeşil gövdeli olan toprak üstü kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: %10’dan fazla mineral madde, ayrıca Kersetin ve Kemferol türevi Flavonlar ve Dikarboksilik asit taşımaktadır.

ETKİ VE KULLANIM: İçerdiği flavonoidlerden dolayı idrar arttırıcı, kan dindirici, terletici ve vücuda mineral sağlayıcı etkisi vardır. Silisik asit ve benzeri mineral maddeleri, idrar arttırıcı etki yanında saç dökülmeleri ve çabuk kırılan tırnaklarda iyileştirici etki göstermektedir. Dâhilen; Romatizmada ve ödemlerinin boşaltılmasında, idrar yolları ve idrar torbasının yıkanmasında kullanılmaktadır.

UYARI: Uzman kontrolü dışında 6 haftadan fazla kullanılması tavsiye edilmez. Kalp ve böbrek rahatsızlıklarına bağlı ödemlerde kullanılmaz.

(Lat: Persea gratissima, İng: Avocado, Fra: Avocatier)

 

YAYILIŞI: Vatanı Amerika’dır. Tropikal ve subtropikal bölgelerde kültürü yapılmaktadır.

KULLANILAN KISIM: Yaprakları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Uçucu yağlar, Flavonoidler, Tanenler.

ETKİ VE KULLANIM: Damar büzücü etkiye sahip olan avokado yaprakları tanen taşıdığından dolayı ishale karşı kullanılır. Gaz giderici, öksürük gidericidir. Kadınlarda adet dönemi kanamalarını uyarıcı etkiye sahiptir. Ürik asit miktarını düşürmede yararlı olduğu söylenmektedir. İyi bir gıda desteğidir.

(Lat: Agropyron repens, İng: Couch grass root, Alm: Queckenwurzel, Fra: Rhizoma de chiendent)

 

YÖRESEL ADI: Domuz yağı, Demir otu.

YAYILIŞI: Avrupa, Amerika, Kuzey Asya, Avustralya’da bulunur. Ülkemizde de yol kenarlarında ve tarlalarda rastlanır.

KULLANILAN KISIM: Toprakaltı kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Müsilaj, Kalsiyum ve Potasyum tuzları ve antibiyotik etkisi de olan uçucu bir yağ ve Triticin adlı özel bir karbonhidrat taşır.

ETKİ VE KULLANIM: Hafif ve yumuşak bir idrar söktürücüdür. İdrar yolları enfeksiyonlarında, böbrek taşlarında ve prostatta tedaviye yardımcı olabilir.

Bileşimi:Müsilaj, siyanogenetik glikozitler [amigdalin], tanenler ve vitamin C.
Etkisi:Öksürükte yatıştırıcı (siyanogenetik glikozit) ve boğazı yumuşatmak için (müsilaj) ıhlamur gibi bitkiler ile birlikte kullanılması önerilir.
Kullanılış şekli:Akşamları yatarken 1 çay kaşığı parçalanmamış ayva tohumu bir fincan su içerisinde 5-10 dakika demlenip içilir. Çay hazırlamak için parçalanmış tohumların kullanılması durumunda çay yoğun jelimsi bir kıvama dönüşeceğinden miktarın düşürülmesi gerekir (yarım çay kaşığı).
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir. Ancak ayva çekirdeklerinin fazla miktarda kullanılması önerilmemektedir.
Öneriler:Ayva çekirdeklerinde bulunan siyanogenetik glikozitlerin yatıştırıcı etkisi bulunmaktadır. Ancak bu maddelerin önerilenden daha fazla miktarda kullanılması zehirlenmeye yol açabilmektedir. Bu nedenle dikkat edilmesi gerekir. Ayva meyvesi ve yaprakları da taşıdığı müsilaj bileşenleri nedeniyle öksürüklerde yardımcı olmaktadır. Bilhassa ıhlamur içerisinde hem lezzetin hem de etkinliğin artmasını sağlamaktadır. Tatlandırıcı olarak bu çaya şeker yerine istenirse bal ilave edilmesi daha uygun olacaktır.

( Lat: Cydonia Vulgaris)

 

KULLANILAN KISIM: Yaprakları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Pektin, Tanen, Glikoz, Sakkaroz, Elma asidi ve C Vitamini.

ETKİ VE KULLANIM: Uykusuzluk ve sinirlilik hallerinde teskin edici olarak, ishallerde kabız yapıcı ve zayıf ateş düşürücü özelliği için kullanılır. Ayva yaprakları çay olarak içildiği gibi banyo yapılırsa, sinirleri teskin eder.

Genç kızlarda görülen beyaz akıntıya karşı ise oturma banyoları biçiminde başarıyla kullanılabilir.

 

BALLIBABA (SARI) (Lat: Lamium galeobdolon, İng: Lamium, Alm: Goldnessel, Fra: Ortie jaune ve BALLIBABA (BEYAZ) (Lat: Lamium album, İng: Blind netle, Alm: Weisse taubnessel, Fra: Ortie blanche)

Her iki tür de benzer içerik ve etkiye sahiptir.

KULLANILAN KISIM: Çiçekli sap tepeleri.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Saponin, Flavonlar, Müsilaj, Tanen.

ETKİ VE KULLANIM: Damar büzücü, kan dindirici, yumuşatıcı, sakinleştirici, idrar arttırıcı ve kuvvet vericidir. Damar büzücü etkisinden dolayı ishale karşı, haricen de hemoroitte kullanılabilir. Uykusuzlukta hafif bir sakinleştiricidir.

(Lat: Hibiscus Sabdariffa)

 

YAYILIŞI: Vatanı Batı Afrika olmakla beraber halen bütün tropik bölgelerde yetiştirilmektedir.

KULLANILAN KISIM: Çiçek.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Organik asitler, Boyar madde, Müsilaj ve Tanen.

ETKİ VE KULLANIM: Kabızlığa karşı kullanılabilir. Safra arttırıcı, kuvvet, koku ve renk verici olarak kullanılmaktadır.

 

Bileşimi:Antrasen türevleri [emodin-fiskiyon ve krizofanol], acı maddeler
Etkisi:Uyarıcı müshil (stimülan laksatif) etkisi nedeniyle inatçı kabızlıklarda etkilidir. Etkisini kalın bağırsaklarda göstermekte, bağırsak hareketlerini uyarmaktadır. Orta-hafif müshil etkisi nedeniyle spastik kabızlıklarda da yararlanılabilmektedir.
Kullanılış şekli:Müshil etkiyi sağlayacak en düşük miktarda kullanılması önerilmektedir. Yeterli miktar bitki üzerine taze kaynatılmış sıcak su ilave edilerek 10 dakika demlendikten sonra içilir.
Daha etkili bir sonuç alınması için birbirini tamamlayıcı etkilere sahip bitkilerin bir arada kullanılması, müshil etkili bitkilerin daha düşük oranlarda kullanılmasını sağlayabilir. Bu amaçla, eşit miktarlarda (1’er gram) barut ağacı kabuğu, mayıs papatyası çiçeği ve rezene meyvesi karıştırılarak çay şeklinde 10 dakika demlendikten sonra içilebilir.
Uyarı:Bitkinin kabukları toplandıktan sonra bir yıl kadar bekletilmelidir. Bu süre içerisinde bileşiminde yer alan ve kuvvetli tahriş edici etkisi bulunan antranol türevleri oksitlenerek tahriş edici azalmış antrakinon türevlerine dönüşmektedir. Taze kabukların tüketilmesi halinde aşırı kusma ve şiddetli kramplara neden olmaktadır.
İnatçı ve süregen kabızlık vakalarında müshil ilaçlarının sürekli kullanılması risklidir. Önerilen kullanım süresi 10-15 günden uzun olmamalıdır. Bu süreden uzun ya da sürekli kullanılması durumunda vücutta elektrolik dengesinin –bilhassa potasyum- bozulması, idrarda albümin (albüminüri) ve kan (hematüri) gibi klinik tablolara yol açabilir. Potasyum yetmezliği, idrar artırıcı ilaçlar (tiazitler), kalp ilacı (antiaritmik, kardiyoaktif glikozit) ve kortikosteroitler kullanan kişilerde daha belirginleşerek kalp işlevlerinde yetersizlik ve kaslarda zayıflığa neden olabilir.
Hamilelikte kullanılması önerilmemektedir. Emziren annelerde anne sütüne geçen miktarın son derece düşük olduğu ve bebekte herhangi bir müshil etkiye yol açmadığı bildirilmektedir.
Öneriler:Önerilen miktarlarda kullanıldığında bağırsaklarda kolik tipi ağrılara yol açma riski düşük olduğundan Sinameki ve Aloe gibi müshil etkili bitkilere oranla daha güvenilir bir müshildir. Barut ağacı kabuklarının sinamekiye göre bir başka avantajı da daha geç direnç oluşumudur. Bu bakımdan etkinliğini daha uzun süreler sürdürebilmektedir.

(Lat: Rosmarinus officinalis, İng: Rosemary, Alm: Rosmarein, Fra: Romarin)

YÖRESEL ADI: Hasalban, Kuşdili.

YAYILIŞI: Akdeniz Bölgesi’nde İspanya’dan Anadolu’ya kadar bütün ülkelerde yetişmekte, Avrupa’da kültürü de yapılmaktadır. Ülkemizde doğal olarak da Batı ve Güney Anadolu’da yetişir.

KULLANILAN KISIM: Yapraklar.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Uçucu yağ, Flavonoidler, Tanen, Rosmarinik asit, Diterpenler, Rosmarisin.

ETKİ VE KULLANIM: Dâhilen gaz söktürücü, karın ağrılarını giderici, iştah açıcı ve midevidir. Haricen kan dolaşımını hızlandırmakta ve romatizmada ağrı kesici etki göstermektedir. Dâhilen hazımsızlıklarda, mide, bağırsak, safra düzenleyici olarak, haricen; adale ve romatizma ağrılarında, ayrıca doğal ayak bakım ürünlerinde uçucu yağ veya yaprak özü halinde kullanılmaktadır. Son yıllarda, antioksidan etkisi bulunduğunu gösteren makaleler yayınlanmıştır.

UYARI: Dâhilen aşırı dozda alınması ve hamilelikte kullanılması sakıncalıdır.

(Lat: Rubus Fruticosus, İng: Blackberry, Alm: Brombeere, Fra: Feuilles de ronce noire)

 

KULLANILAN KISIM: Yapraklar.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Tanen, Organik asitler, C vitamini ve Uçucu yağ.

ETKİ VE KULLANIM: Yapraklar, içerdiği tanen sayesinde hafif kabız yapıcıdır. Bu nedenle ishale karşı kullanılabilir. Ayrıca, boğaz ve ağız boşluğu iltihaplarına karşı gargara ve çalkalama olarak kullanımı uygundur. Hafif mide rahatsızlıklarına karşı, mayıs papatyası ve nane ile eşit oranda karıştırılarak kullanılabilir. Düşük olasılığına karşı dölyatağını güçlendirmek için, gebelik süreci boyunca günde 1-2 bardak böğürtlen yaprağı çayı içilebilir.

UYARI: Bitkinin bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Bileşimi:Meyve asitleri [sitrik asit, izositrik asit], flavonoitler, tanenler (%8-14) [gallo tanenler, dimerik elajik tanenler], polipeptitler
Etkisi:Yüksek tanen içeriği nedeniyle astrenjan (büzücü) etkilidir. Herhangi bir enfeksiyona bağlı olmayan akut ishal vakalarında yararlanılır. Ayrıca ağız ve boğazda hafif yangı şikayetlerinde ve diş eti kanamalarında gargara şeklinde kullanılır.
Kullanılış şekli:Günde 2-3 defa 2 gram yaprak tozu ile hazırlanan çay 10-15 dakika demlenerek içilir, ya da gargara yapılır.
Uyarı:İshalin 3-4 gün içerisinde geçmemesi durumunda hekime başvurmalıdır.
Öneriler:Böğürtlen yapraklarından hazırlanan çayın yüzde 5’lik yoğun derişimde hazırlanarak gargara şeklinde dişeti kanamalarında ve soğuk algınlığında boğazdaki yangıyı hafifletmek amacıyla kullanılması yararlı olmaktadır. Yaprakların yüksek tanen içeriği nedeniyle halk arasında vücutta bir kesik olduğunda böğürtlenin taze yaprağı çiğnendikten sonra kesilen yere konulursa kanı durdurmaktadır. Kurutulmuş yapraklar toz edildikten sonra yara üzerine serpildiğinde yaranın iyileşmesini hızlandırmaktadır.

( Lat: Juglans Regia)

 

KULLANILAN KISIM: Yapraklar.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Uçucu yağ, Acı madde, Alkaloid, Tanen, Tuzlar.

ETKİ VE KULLANIM: Ceviz yaprağı çayı, sindirim bozukluklarında, kabızlıkta, iştahsızlıkta ve kan temizliğinde etkilidir. Şeker hastalığı ve sarılığa iyi gelir. Ceviz yaprağının demleme suyu ile ergenlik sivilcesi, iltihaplı egzamalar, ayak terlemesi ve uyuz yıkama suretiyle tedavi edilebilir. Diş eti, boğaz ve gırtlak hastalıkları gargara yapılmak suretiyle tedavi edilir. Göz iltihaplarında bu suyla pansuman yapılabilir.

(Lat: Achillea millefolium, İng: Yarrow, Alm: Scharfgarbe, Fra: Millefeuille)

 

YÖRESEL ADI: Akbaşlı, Barsamotu, Beyaz civanperçemi, Marsamotu, Binbiryaprak otu.

YAYILIŞI: Avrupa’da ve Batı Asya’da doğal olarak yetişir. Türkiye’de ise yaygın bir şekilde bulunur.

KULLANILAN KISIM: Çiçekli dal uçları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Azulen taşıyan uçucu yağ, Flavonlar, Seskiterpen laktonlar.

ETKİ VE KULLANIM: Taşımak olduğu azulenden dolayı iltihabın neden olduğu şişlik ve kızarıklığı giderici, flavonlardan dolayı ise spazm giderici etkilidir. Civanperçemi damar hastalılarında, safra ve idrar söktürücü olarak, hemoroitte, safra salgısı yetersizliğinde ve romatizmada kullanılır.

UYARI: Nadiren bazı duyarlı kişilerde alerjik tepkilere neden olabilir.