Bileşimi:Diterpen laktonlar (%3.1)[ginkgolitler A, B, C ve J], seskiterpen lakton (%5-7) [bilobalid], flavonol glikozitleri (%22-27) [kersetin, kaemferol ve izoramnetin glikozitleri]
Etkisi:Pıhtılaşmayı önleyici ve antioksidan etkilerine bağlı olarak kalp ve damar hastalıklarında koruyucu olarak yararlanılmaktadır.
[Not: Demans, Alzheimer hastalığı ve diğer serebral yetmezlik gibi durumlarında ve periferal damar hastalıklarında tedavi için standart özüt ile hazırlanan ilaç şekillerinin kullanılması önerilir].
Kullanılış şekli:Benzer etki gösteren bitkisel ürünler ile birlikte çay halinde günde 3-4 defa içilebilir.
Uyarı:Ginkgo için kaynaklarda yer alan uyarılar genel olarak çay olarak kullanıldığında söz konusu değildir. Ancak yine de kan sulandırıcı ilaçlar ile birlikte uygulanması durumunda kanın pıhtılaşma zamanının izlenmesi önerilmektedir.
Öneriler:5000 yıl öncesine ait Çin kayıtlarında Ginkgo yapraklarının beyin için yararlı olduğu bilgisi yer almaktadır. Yürütülen gerek deneysel ve gerekse klinik bilimsel çalışmalar Ginkgo yapraklarının serebral bozuklukların geciktirilmesindeki etkinliğini ortaya koymaktadır. Beyin damarlarında kan akımını hızlandırmasının yanı sıra nöroprotektif (sinir uçlarını koruyucu) etkisi nedeniyle yaşa bağlı ortaya çıkan hafıza şikayetlerinin geciktirilmesinde yararlı olmaktadır. Yapılan çalışmalarda Ginkgo kullanımının sürekli olarak en az 3 ay süre ile kullanılması gerektiği görülmektedir. Bu nedenle gerek kullanımın sürekliliği ve gereke yeterli miktar uygulanması önemlidir. Çay şeklinde uygulandığında daha etkili olması için kaynar su ilave edildikten sonra ağzı kapaklı bir kapta 15 dakika kaynatılması gerekir.

(Lat: Panax ginseng, İng: Ginseng, Alm: Ginseng, Fra: Ginseng)

YAYILIŞI: Doğu Asya bitkisidir, Yurdumuzda yetişmez, özellikle Çin, Japonya, Rusya ve Kore’de kültürü yapılır.

KULLANILAN KISIM: Kökleri.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Ginsenozitler (Triterpen saponinler)

ETKİ VE KULLANIM: Ginseng kökü, kuvvet verici, yorgunluk gidericidir. Ginsenozitler, strese karşı vücudun kendi ürettiği hormonlara benzer etki gösterirler. Böylece fiziksel, duygusal ve zihinsel kaynaklı strese karşı kişiye direnç kazandırır. Ayrıca ginseng kökünün enfeksiyonlara karşı metabolizmanın direncini arttırdığı düşünülmektedir. Yaşlılıkta iyi bir kuvvet vericidir.

UYARI: Nadir olarak yüksek dozlarda alındığında uykusuzluk, sinirlilik, ishal yapabilir

(Lat: Rosa Gallice)

 

KULLANILAN KISIM: Çiçekleri.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Mazı asiti, Tanen, Uçucu yağ, çeşitli Glikozitler, Boya.

ETKİ VE KULLANIM: Kan temizleyici olduğu bilinen gül çiçeği anjin ve boğaz iltihaplarında gargara yapılırsa rahatlatır. Ağız içi yaralara iyi gelir.

Gül çiçeği, demlenip soğuk olarak içilirse harareti giderir, ishali keser, dalak ve karaciğerdeki tıkanığı çözer.

(Lat: Althea Officinalis)

 

KULLANILAN KISIM: Yaprak, çiçek ve kökleri.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: %35 Müsilaj (kökünde), %38 Nişasta, %10 Pektin, Ham şeker, Asparagin, %7 Mineraller, C Vitamini.

ETKİ VE KULLANIM: Nezle, grip, balgam, öksürük gibi soğuktan kaynaklanan hastalıklarda ıhlamur, kekik ve naneyle birlikte demlenerek kullanılmalıdır.

Sinirli ot ve Biberiye ile birlikte ılık olarak demlenmiş çayın ise; nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bronşiyel rahatsızlıklarda yararlı etkileri görülmüştür.

Hatmi tohumu böbrek taşları için kaynatılıp içilebilir. Kantaron ve papatya ile birlikte demlenip içilirse; mide yanması, gastrit ve mide ekşimesine iyi gelir.

Güzel bir aroması vardır ve kış aylarının vazgeçilmez çayıdır.

( Lat: Vitex agnus-castus, İng: Chasteberry, Chaste tree, Alm: Keuschlamm, Fra: Gattilier)

 

YÖRESEL ADI: Ayıd, Ayıt, Beşparmakotu.

YAYILIŞI: Türkiye’de Trakya, Batı ve Güney Anadolu’da yaygındır.

KULLANILAN KISIM: Meyveleri.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Flavonlar, İridoitler, Uçucu yağ, Acı madde, Alkaloid.

ETKİ VE KULLANIM: Kadınlarda adet düzensizliklerinin giderilmesinde etkilidir. Prolaktin konsantrasyonunu azaltan bitkinin, adet döngüsünü normale döndürmede olumlu etkileri görülmektedir. Adet öncesi sendromlarda, menopozla ilgili bazı şikâyetlerde, süt veren kadınlardaki süt eksikliğinde, adet dönemlerinde endokrin düzensizliklerinden kaynaklanan sinir ve cilt problemlerinde ve akne tedavisinde kullanılabilir.

UYARI: Yan etkisi olmamakla birlikte, bazı alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bitki kullanımının kesilmesiyle birlikte kaybolan baş ağrısı ve adet kanamalarında artış gözlenmiştir.

(Lat: Taraxacum officinale, İng: Dandelion, Alm: Löwenzahn, Fra: Pissenlit)

 

YÖRESEL ADI: Arslandişi, Radika, Gelingöbeği, Keklikotu, Şeytanarabası.

YAYILIŞI: Kuzey Yarımküre bitkisidir.

KULLANILAN KISIM: Çiçekli zamanda toplanmış kök ve toprak üstü kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Seskiterpen Laktonlar, Triterpenler, Steroitler, Flavonlar.

ETKİ VE KULLANIM: Karahindiba güçlü bir safra ve idrar arttırıcıdır. Mide salgısını düzenler, safra rahatsızlıkları ve iştahsızlıkta kullanılır. İyi bir toksin temizleyicisidir.

UYARI: Diğer acı lezzetli bitkiler gibi asit fazlalığında mide ağrısı yapabilir.

Bileşimi:Flavonoitler (%1.5) [hiperozit, kersetin, mirisetin glikoztleri], triterpen saponinler [betulasaponinler], proantosiyanidinler, kafeik asit türevleri [klorojenik asit], uçucu yağ
Etkisi:Üriner sistem rahatsızlıkları: İdrar artırıcı (zayıf salüretik etkili), böbrek ve idrar yolu taşları, idrar yolu enfeksiyonlarında kullanılır.
Kullanılış şekli:2-3 gram kurutulmuş ve parçalanmış yaprak üzerine taze kaynatılmış su ilave edilerek 15 dakika demlenir. Günde 3-4 defa uygulama tekrarlanır.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:Böbrek ve idrar yolu yangısı ve taş şikayeti olan kişilerde yangının giderilmesi, taşın düşürülmesi için çay şeklinde tüketilmesi önerilmektedir.

(Lat: Zizyphus Jujuba)

 

KULLANILAN KISIM: Meyveleri.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Tanen, Müsilaj, Pektin, Şeker, C vitamini.

ETKİ VE KULLANIM: Vücudu besler, kabızlığa faydalıdır. Kan temizleyici özelliğinin yanı sıra balgam söktürücüdür. Öksürük ve bronşitte, meyveleri hem çay olarak içilir, hem de yenilebilir.

Bileşimi:Uçucu yağ [sineol, linalil asetat, alfa-terpinil asetat], sabit yağ, nişasta
Etkisi:Solunum sistemi rahatsızlıkları: bakteri ve virüsler üzerinde etkilidir. Soğuk algınlığı, bronşit, öksürük, yüksek ateş şikayetlerinin hafifletilmesinde yararlıdır.
Bağışıklık sistemini destekler: Sık sık enfeksiyonlu hastalıklara yakalanan kişilerde direnç oluşmasına yardımcı olur.
Ağız ve boğaz yangılarında.
Sindirim sistemi rahatsızlıklarında: Uçucu bileşenleri safra artırıcı etkiye sahiptir. Sindirime yardımcı olur. Karaciğer ve safra şikayetlerinde, iştahsızlık durumunda yararlıdır.
Kullanılış şekli:Kapaklı bir fincanda 1.5 gram toz edilmiş tohum üzerine kaynatılmış su ilave edilerek 10-15 dakika demlendikten sonra içilir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:Kakule tohumları uçucu yağ içeriğine bağlı olarak aroma vermek amacıyla yemeklerde kullanılmaktadır. Ancak biyolojik etkileri üzerinde yürütülen bilimsel çalışma sayısı son derece azdır. Bu çalışmalarda uçucu yağının yangıyı giderici, ağrı giderici ve spazm çözücü etkileri bulunduğu tespit edilmiştir. Yeni bir çalışmada kanser oluşumunu önleyici rolü bulunduğu bildirilmektedir.
Kakule tohumları ile hazırlanan çay soğuk algınlığı şikayetleri, sindirim sorunlarında etkili olmaktadır.

(Lat: Lavandula Cariensis, İng: Roman lavender, Alm: Schopflavandel, Fra: Lavande stechade)

 

YÖRESEL ADI: Gargan, Keşişotu.

YAYILIŞI: Akdeniz Ülkeleri ve Ön Asya’da doğal olarak yetişir. Ülkemizde Trakya’da, Batı ve Güney Anadolu’da doğal olarak bulunmaktadır.

KULLANILAN KISIM: Çiçekleri ve çiçeklerden elde edilen uçucu yağları.

ETKEN BİLEŞİKLER: Uçucu yağ.

ETKİ VE KULLANIM: Karabaş otu, iltihap giderici ve balgam söktürücü etkilere sahiptir. Bu nedenle soğuk algınlığı, öksürükler ve iltihaplı rahatsızlıkların iyileştirilmesinde kullanılır.

Bileşimi:Uçucu yağ (%1.2-2.6)[sabinen (%15-25), limonen (%15-20, karyofilen (%10-15), beta pinen (%10-12), alfa pinen (%8-12)], Amid asitler [piperin, piperilin, piperolein], polisakaritler (%45), sabit yağ (%10).
Etkisi:Karaciğer ve metabolik reaksiyonları destekler.
Tükrük bezleri ve mide mukozasının salgılamasını artırır, bu suretle sindirimi ve metabolizmayı hızlandırır.
Kullanılış şekli:Kapaklı bir fincanda 0.3-0.6 gram toz edilmiş meyve üzerine kaynatılmış su ilave edilerek 10-15 dakika demlendikten sonra içilir. Günde 1.5’a kadar kullanılabilmektedir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:Karabiberin öncelikli etkinliği tükrük ve mide asidi salgılarını artırması nedeniyle sindirimi ve metabolizmayı hızlandırmasıdır. Toz edilmiş karabiber meyveleri ile hazırlanan çayın gargara şeklinde boğaz enfeksiyonlarında yararlı olduğu bilinmektedir. Bilhassa boğazda soğuk algınlığı belirtilerinin ilk hissedildiği süreçte uygulanması durumunda daha etkili olabilmektedir.
Ayrıca yürütülen çalışmalarda bağışıklık sistemini düzenleyici, yangıyı ve spazmları giderici, kanserleşmeyi önleyici etkileri bildirilmektedir. Karabiber meyvesinin bileşenlerinden biri olan piperinin biyolojik etkileri son yıllarda dikkat çekmektedir. Bilhassa Alzheimer hastalığı gelişiminin yavaşlatılması, tansiyonu düşürücü ve lipit metabolizmasını düzenleyici etkileri önemlidir. Ancak piperinin karabiber meyveleri içerisindeki oranı oldukça düşüktür.

(Lat: Morus Nigra)

KULLANILAN KISIM: Yapraklar.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Şeker, Sitrik asit, Tanen, Tartarik asit, Pektin, Müsilaj.

ETKİ VE KULLANIM: Ateş düşürücü ve idrar söktürücü özelliğiyle bilinen Karadut yaprağı çayı, şeker hastalarına da tavsiye edilmektedir.

(Lat: Symphtum Officinale, İng: Blackwort, Alm: Beinwell, Fra: Grande consoude)

 

YAYILIŞI: Ülkemizde kuzey-batı bölgelerinde rastlanır. Avrupa’da doğal olarak bulunur.

KULLANILAN KISIM: Toprak üstü kısımları ve kökleri.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Allantoin, Müsilaj, Triterpen, Fenolik asit, Asparajin, Alkaloidler, Tanen.

ETKİ VE KULLANIM: Haricen deri ve mukoza tahrişlerinden kaynaklanan acıyı dindirir. Allantoin, yaraların ve kemiklerin iyileşmesine yardımcıdır. Akne ve çıbanların, ayrıca deri enfeksiyonlarının ve enfeksiyonlardan kaynaklanan şişlik ve kızarıklıkların giderilmesinde etkilidir.

UYARI: Yılda 4-6 haftadan fazla kullanılmamalıdır. Anne adaylarının kullanması tavsiye edilmez.

Bileşimi:
Uçucu yağ (%14-21) [öjenol (%70-90), öjenol asetat (%17), beta-karyofilen (%5-12)], flavonoitler [astragalin, izokersitrin, hiperozit, kersetin-3, 4’-diglikozit], tanenler (%10) [elajiktanenler], triterpenler [oleanolik asit, maslik asit], steroller [beta-sitosterol]
Etkisi:
Ağız ve boğaz rahatsızlıkları: Ağız ve boğaz mukozası yangılarında yangı giderici; bakteri, mikomantar veya virüslerin yol açtığı ağız ve boğaz enfeksiyonlarında antiseptik olarak, ağrı hissini hafifletici.
Kullanılış şekli:
Kapaklı bir fincanda 1.5 gram toz edilmiş tohum üzerine kaynatılmış su ilave edilerek 10-15 dakika demlendikten sonra içilir.
Uyarı:
Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:
Geleneksel olarak karanfil tomurcukları gaz giderici, bulantıyı giderici amaçlarla kullanılmaktadır. Özellikle hazırlanan çayın gargara olarak kullanılması ile dişlerde çürümeye yol açan mikroorganizmalar üzerinde etkili olduğu deneysel olarak ortaya konulmuştur. Dolayısıyla yemeklerden sonra içilen karanfil çayı hem ağız kokusunu gidererek güzel kokmasını sağlayacak hem de diş çürümelerinin önlemesinde katkısı olacaktır. Diğer taraftan, yürütülen bilimsel çalışmaların sonuçları karanfil çayının bazı kanserlerin önlenmesi bakımından yararlı olabileceğini ortaya koymuştur.

(Lat: Valeriana officinalis, İng: Valerian, Alm: Baldrian, Fra: Valériane)

 

YAYILIŞI: Avrupa, A.B.D. ve Japonya’da kültürü yapılır. Türkiye’de doğal olarak yaygın bir şekilde yetişir.

KULLANILAN KISIM: Kökleri.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Uçucu yağ (Valerianik asit, Valerenon, Valerenal vs.), İridoitler (Valepotriatlar).

ETKİ VE KULLANIM: Kediotu taşımakta olduğu valepotriatlardan dolayı sakinleştirici etkiye sahiptir. Uçucu yağ ve iridoitlerden dolayı da psikolojik bir rahatlama sağlar. Orta şiddette bir uyku vericidir. Ancak uyku bozukluklarını düzeltici etkisinin görülebilmesi için birkaç haftalık kullanım süresinin geçmesi gerekmektedir. Bu süre boyunca hiçbir alışkanlık yapmadan, yan etki oluşturmadan rahatlıkla kullanılabilir. Bileşenlerinden valerianik asit, adale gevşetici, tansiyon düşürücü ve gaz giderici etkilere sahiptir.

Tüm bu etkilerden dolayı kedi otu, uykusuzluk ve huzursuzluk halleri yanında; sinirsel tansiyon, migren, kramp, bağırsak kolikleri, romatizmal ağrılar ve adet gecikmelerinde de kullanılabilir.

(Lat: Thymus Vulgaris, İng: Thyme, Alm: Thymian, Fra: Thym)

 

KULLANILAN KISIM: Yaprakları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Eterli uçucu yağ Thymol (%50 civarında), Carvacrol, Borneol, Cymol, Pinen, Tanen ve Flavonlar.

ETKİ VE KULLANIM: Özellikle baharat olarak kullanılan Kekik; yağlı ve ağır yemeklerin tadını zenginleştirir, sindirimini kolaylaştırır. Kramp çözücü, dezenfekte edici, balgam söktürücü özellikleri de vardır. Eterli uçucu yağı hemen kana karışır, bronşiyel kasları etkileyerek, krampları çözebilir. Öksürük ve üst solunum yolları iltihabında gargara yapılarak çay olarak içilmelidir. Güçsüz, zayıf ve solgun çocuklara kekik banyosu yaptırılması çok yararlıdır. Ayrıca adet kanamaları dengelenebilir, adet zamanlarındaki kramplı ağrılar geçiştirilebilir. Ergenlik sivilcileri tedavi edilebilir

UYARI: Önerilen dozajlar aşılmadığında, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

(Lat: Linum usitatissimum. İng: Flax, Alm: Lein, Fra: Lin)

 

YÖRESEL ADI: Kırbaş tohumu, Siyelek, Zeyrek tohumu.

YAYILIŞI: Ilıman bölgelerde doğal olarak yetişir. Tüm dünyada lif, tohum ve yağı için kültürü yapılmaktadır.

KULLANILAN KISIM: Olgun tohumları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Müsilaj, Sabit yağ, Protein, Siyanogenetik, Glikozitler, İridoit.

ETKİ VE KULLANIM: Dâhilen; kabızlıkta, sindirim sistemi tahrişlerinde, gastritin verdiği rahatsızlıkların kısa süreli tedavisinde, mukoza tahrişlerinde, kronik öksürük ve bronşitte kullanılabilir. Haricen; ağrılı cilt iltihaplarında yararlanılmaktadır.

UYARI: Emilimlerini geciktireceğinden ilaçlarla birlikte alınmalıdır. Olgunlaşmamış tohumlar kullanılmamalıdır. Tohumlar en az 10 misli sıvıyla alınmazsa bağırsak tıkanmasına neden olabilir. Kilo problemli kişilerin, tohumları, enerji vereceği için parçalanmamış olarak alması gerekir. Nadiren karın ağrısı yapabilir.

 

( Lat: Chelidonium Majus, İng: Celandine, Alm: Schöllkraut, Fra: Celandine)

YÖRESEL ADI: Temreotu.

YAYILIŞI: Vatanı Avrupa, Orta ve Kuzey Asya’dır. Türkiye’nin özellikle kuzeyinde yaygın bir bitkidir.

KULLANILAN KISIM: Çiçeklenme zamanında toplanıp kurutulmuş toprak üstü kısımları.

ETKİ VE KULLANIM: Zayıf ağrı kesici, sakinleştirici ve spazm gidericidir. Safra düzenleyici olan kırlangıçotu, safra ve mide-bağırsak sisteminde kramplı ağrılarda olumlu bir etkiye sahiptir. Turuncu renkli sütü, enzimlerinden dolayı halk arasında siğil tedavisinde de kullanılmaktadır.

(Lat: Teucrium chamaedrys, İng: Germander, Alm: Edelgamander, Fra: Herbe de germandée)

 

YÖRESEL ADI: Dalakotu, Erkurtaran, Kısacık Mahmut, Kumacıotu, Meşecik, Yermeşesi.

YAYILIŞI: Ülkemizde yaygındır. Avrupa, Kuzey Afrika ve Asya’nın batısında doğal olarak yetişir.

KULLANILAN KISIM: Bitkinin çiçekli ve yapraklı dalları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: İridoit glikozitleri, Diterpenler, Uçucu yağ, Tanen, Polifenoller.

ETKİ VE KULLANIM: İştah açıcı, kuvvet verici ve mide ağrılarını giderici olarak kullanılır.

UYARI: Uzun süreli kullanılmamalıdır.

(Lat: Prunus Avium)

 

KULLANILAN KISIM: Meyve sapı.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: A, B, C Vitaminleri, Glikoz, Demir, Kalsiyum, Potasyum, Sodyum, Çinko.

ETKİ VE KULLANIM: Böbrek ve mesane yollarını kumlardan, iltihaplardan temizler. Zayıflama çaylarında önemle kullanılır.

Bileşimi:Uçucu yağ (%0.4-1.7)[koriandrol (%60-75), borneol], sabit yağ (%13-21)[petroselinik asit, oleik asit, linolenik asit], hidroksikumarinler [umbelliferon, skopoletin].
Etkisi:Mide-bağırsak sistemi rahatsızlıkları: Uçucu bileşenleri mide özsuyu salgısını uyarır. Bu nedenle, sindirimi kolaylaştırmak üzere hazımsızlık, iştah kaybı şikayetlerinde ve gaz söktürücü olarak kullanılır.
Kullanılış şekli:Günde 3 defa yemek aralarında 1’er gram (1-2 çay kaşığı) parçalanmış tohum ile hazırlanan çay 15 dakika kapaklı fincanda bekletilerek içilir. Günlük önerilen miktar olan 3-4 gram parçalanmış tohumdur.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir.
Öneriler:Kişniş çayı hazırlanması için tohumların kullanılmadan hemen önce parçalanması gerekir. Aksi takdirde parçalandıktan sonra bekletilen tohumlarda etkili bileşenler önem ölçüde uçarak kaybolur. Çay halinde uygulandığında sindirim sorunlarının giderilmesine yardımcı olur. Mide asidi salgısını uyardığı için iştahı artırır, sindirimi hızlandırır, bu suretle hazımsızlığı giderir ve gaz oluşumunu önler. Kişniş çay halinde tek başına olduğu gibi diğer çayların bileşimine de hem etkisine yardımcı olması ve hem de aromasını düzeltmek amacıyla ilave edilebilmektedir. Ayurveda sisteminde (Hint Geleneksel Tedavi Sistemi) eşit miktarlarda kişniş tohumu, zencefil kökü ve kuru üzüm meyvelerinden hazırlanan karışım ile hazırlanan çayın susuzluğu azalttığı ileri sürülmektedir.

( Lat: Agrimonia Eupatoria)

 

YÖRESEL ADI: Kasık otu, fıtık otu.

KULLANILAN KISIM: Toprak üstü kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Uçucu yağ, Acı madde, Tanen, Silisik asit, Sümüksü madde.

ETKİ VE KULLANIM: Boğaz, ağız boşluğu ve yutak iltihaplarına karşı iyileştirme gücüne sahiptir. Mesleği gereği çok konuşmak ve şarkı söylemek zorunda olan kişiler, her gün bu bitki çayı ile gargara yapmalıdırlar.

Romatizma, lumbago, sindirim zorlukları, karaciğer sertleşmesi ile tıkanıklıkları ve dalak hastalıklarında günde 2 bardak bitki çayı etkili ve yeterlidir. Varis ve baldır çıbanlarında, daraltıcı ve toplayıcı özelliğinden dolayı koyun otu merhemi özellikle önerilir.

( Lat: Momordica charantia, İng: Balsam Cucumber, Alm: Balsamgurke, Fra: Concombre balsamine)

 

YÖRESEL ADI: Acayip elması, Mucize elması, Papara.

YAYILIŞI: Güney Asya’da doğal olarak bulunur. Tropikal iklimin görüldüğü bölgelerde yetiştirilir.

KULLANILAN KISIM: Meyve ve tohum.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Sabit yağ, Ensülin benzeri peptitler, Glikozitler ve Alkaloid.

ETKİ VE KULLANIM: Olgunlaşmamış meyveleri kan şekerini düşürücüdür. Olgun meyveler ise midevi, bulantı kesici, müshil etkili ve kuvvet vericidir. Haricen de yara ve yanıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Kudret narından halk arasında ülser tedavisinde de yararlanılmaktadır.

(Lat: Lycopodium clavatum, İng: Wolfs claw, Alm: Baerlapp, Far: Herbe de Iycopade)

 

YÖRESEL ADI: Kibrit otu, Kurtayağı, Göbek tozu.

KULLANILAN KISIM: Tüm bitki.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Zehirli alkaloidler, Flavonlar ve Triterpenler.

ETKİ VE KULLANIM: Karaciğer büyümesi, böbrek kumu, mesane krampları, kolikler, romatizma ve gut, gaz şişkinliği, bronşit, kabızlık, hemoroit ve varis hastalıklarına karşı önerilebilir.

UYARI: Kurtpençesi bitkisinin içerdiği alkaloitlerin bazıları zehir içerebilir. Konuya yabancı kişilerin bitki çayı kullanmaları sakıncalıdır. Buna karşın, bitkinin tentürü ve preparatları gönül rahatlığıyla kullanılabilir.

(Lat: Rosa Conina, İng: Rosehip, Alm: Hagebutte, Fra: Cynorrhedon)

 

YÖRESEL ADI: Gül burnu, İtburnu.

KULLANILAN KISIM: Meyve.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: C, A, B1, B2, K, P Vitaminleri, Mineraller, Meyve asitleri, Flavonlar, Tanen ve Şeker.

ETKİ VE KULLANIM: Kuşburnu, doğal C vitamini içeren en değerli kaynaktır. Enfeksiyonlara ve soğuk algınlığına karşı, bedenin savunma sistemini güçlendirir. Özellikle ilkbahar kürleri için çok uygundur. Genel güçsüzlüklere ve yorgunluklara karşı kullanılabilir. Kabızlık, safra kesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarında fayda sağlayabilir. Kuşburnunun, böbrek üstü bezlerini çok olumlu etkileyerek önemli hormonların üretimine destek sağladığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.