(Lat: Hypericum perforatum, İng: St. John’s wort Alm: Johanniskraut, Fra: Milepertuis)

 

YÖRESEL ADI: Binbirdelikotu, Kanotu, Kılıçotu, Mayasılotu, Yaraotu.

YAYILIŞI: Türkiye, Asya ve Avrupa’da yaygın bir bitkidir.

KULLANILAN KISIM: Toprak üstü kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Naftodiantron türevleri (hiperisin, psödohiperisin, izohiperisin), Flavonlar, Uçucu yağ, Tanen, Hiperforin isimli floroglucin türevi acı madde.

ETKİ VE KULLANIM: Dâhilen; Kantaron içerdiği hiperisinden dolayı orta şiddetteki depresyona karşı, özellikle menopozda bitkinlik, endişe ve sıkıntı giderici olarak kullanılır. Bitki taşıdığı, biyoflavonoitler ve hiperforinden dolayı ise yatıştırıcı ve sakinleştirici özelliğe sahiptir. Ayrıca iltihaptan dolayı oluşan şişlik ve kızarıklıkları giderici, ağrı kesici etkileri de bilinmektedir. İçerdiği flavonoitler ve tanenden ötürü ise idrar arttırıcı ve damar büzücüdür. Ayrıca ülsere karşı da kullanılabilir.

Haricen; bitkisel yağlar ( zeytinyağı, ayçiçeği yağı gibi) içinden hazırlanmış ekstreleri, yara ve yanıkları iyileştirici olarak kullanılır.

UYARI: Haricen kullanıldığında güneş ışığına maruz kalınmamalıdır. Doz aşımında hassas bünyelerde alerji yapabilir. Hamilelikte kullanmaktan kaçınılmalıdır.

(Lat: Verbascum sp., İng: Mullein flower, Alm: Koenigskerzenblueten, Fra: Fleur de bouillon blanc)

 

YÖRESEL ADI: Dana kuyruğu, Kurt kulağı, Öküzpörçüğü, Sığırgözü, Sığır otu.

KULLANILAN KISIM: Toprak üstü kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Saponinler ve Mukopolisakkaritler.

ETKİ VE KULLANIM: Sığırkuyruğu geniş bir etki ve kullanıma sahiptir. Genel olarak salgı arttırıcıdır. Solunum sitemiyle ilgili olarak boğaz ağrısı, soğuk algınlığı, öksürük ve astımda kullanılabilir.

Ayrıca bitkinlik hallerinde, sinirsel rahatsızlıklarda, sindirim sisteminin iyi çalışmadığı durumlarda, karaciğer ve safra kesesi rahatsızlıklarında, menopoz şikâyetlerinde, anne sütünü arttırmada ve kansızlıkta yararlı etkileri görülmüştür.

Haricen yanık, apse ve hafif yaraları iyileştiricidir.

(Lat: Cassia angustifolia, İng: Senna, Alm: Sennes, Fra: Séné)

 

YAYILIŞI: Doğu Afrika Sahilleri, Mısır ve Arabistan.

KULLANILAN KISIM: Bitkinin kurutulmuş yaprak ve meyveleri.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Antrakinonlar, Bilhassa Sennozit B ve ayrıca Aloe Emodin türevleri.

ETKİ VE KULLANIM: Kalın bağırsağa etkili müshildir, kabızlığa karşı kullanılır.

UYARI: Kullanım süresi en fazla 4 haftadır.

(Lat: Plantago sp., İng: Comman Plantain, Alm: Spitzwegerich, Fra: Plantan)

 

YÖRESEL ADI: Beş damar otu, Yara otu, Ateş yaprağı, Sinirli yaprak.

YAYILIŞI: Avrupa, Kanada ve Pasiflik sahillerinde bulunur. Yurdumuzda da yaygındır.

KULLANILAN KISIM: Yapraklar veya toprak üstü kısımlar.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: İridoit, Glikozitler, Müsilaj, Tanen, Fenolkarboksilik asitler, Kumarin, Flavonoit, Silisik asit ve Saponin.

ETKİ VE KULLANIM: Sinirli ot, taşıdığı müsilaj ve tanenden dolayı üst solunum yolları tahrişlerini önler, ağız ve boğaz mukozası iltihaplarına iyi gelir. Öksürük kesici, balgam söktürücü, bronş spazmlarını giderici ve idrar söktürücü olarak etkilidir. Damar büzücü etkisinden dolayı da ishale karşı kullanılabilir.

Haricen tahrişleri ve kaşıntıyı giderici olarak cilt hastalıklarında, kesik hemoroitlerde olumlu etkilidir. İçeriğinde yer alan iridoit glikozitlerden dolayı da antibakteriyel ve antimikrobiyeldir. Yara iyileştirici olan sinirli ot, iltihap kaynaklı kızarıklık ve şişliklerin giderilmesinde etkilidir.

Bileşimi:
Yeşil çay:Polifenoller (%30-42) [kateşinler; (+)-kateşin, (+)-gallokateşin, (-)-epikateşin, (-)-epigallokateşin, (-)-epigallokateşin gallat]; Pürin alkaloitleri (%1-5) [kafein, teobromin, teofilin, vd.]; flavonoit (%20-30).
Siyah çay:Fermantasyon sırasında yeşil çay kateşinlerinden %15’i değişmeden kalır, geri kalan kısmı tearubijinlere ve teaflavinlere dönüşür. Polifenolik bileşimi; kateşinler (%3-10), tearubijinler (%12-18), teaflavinler (%3-6), flavonoller (%6-8), fenolik asitler (%10-12), pürin alkaloitleri (%2.8-3.6) ve mineraller (%10)
Etkisi:Yürütülen bilimsel saha çalışmaları (epidemiyolojik) ve klinik çalışmalar düzenli olarak uzun süreli yeşil veya siyah çay tüketiminin bazı hastalıkların engellenmesinde yararlı olabileceğini ortaya koymaktadır.
Antioksidan etki: Gerek yeşil çay ve gerekse siyah çay kuvvetli antioksidan etkiye sahiptir. Ancak siyah çayın etkisi, yapraklara uygulanan fermentasyon işlemi esnasında kateşinlerin polimerleşmesi neticesi kayba uğramaktadır. Her iki çayın antioksidan etkisine bağlı olarak kalp ve damar hastalıkları ve kanserlerde koruyucu rol oynadığı bildirilmektedir.
Kalp ve damar hastalıklarından koruyucu: Plazmanın antioksidan kapasitesini artırır, ateroskleroz ve miyokard enfarktüsü riskini azaltır (Leenen, 2000). Yeşil çay serum trigliserit ve total kolesterol seviyesini düşürür (Imai, 1995. Bu etkiler yeşil çay içilmesi durumunda daha kuvvetlidir.
Kanserlerde koruyucu: Bazı kanserlerin (kolon, göğüs, küçük hücreli akciğer, pankreas, özefagus kanserleri ve ağızda lökoplaki) oluşumunu engellemeye yardımcı olabileceği bildirilmektedir (Heber, 1999).
Taşıdığı pürin alkaloitleri (kafein vd.) nedeniyle merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi bulunmaktadır.
İdrar artırıcı (kafein vd.) olarak vücuttan ödemin boşaltılmasına yardım eder.
Hafif ishal vakalarında (kateşinler) şikayetlerin giderilmesi amacıyla yararlı olabilmektedir.
Ağız hijyeni: Her iki tip çayın da ağız sağlığını olumsuz etkileyen mikroorganizmalar üzerinde etkili olduğu deneysel olarak ortaya konulmuştur. Dolayısıyla çayın şekersiz içilmesi, ya da gargara olarak kullanılması durumunda diş çürümelerinin önlenmesinde yardımcı olabileceği bildirilmektedir. Diğer taraftan, siyah ve yeşil çay, diş minelerinin kuvvetlenmesini sağlayan florür bakımından da zengindir.
Kilo kontrolünde; Yeşil çayın bileşiminde bulunan kateşinler (epigallo kateşin gallat) ve kafeinin birlikte yağ yakıcı etkisi bulunduğu bildirilmektedir (Dulloo, 1999). Bu nedenle, kilo vermek amacıyla uygulanan tedavilerde yararlı olabilmektedir.
Kullanılış şekli:2-2.5 gram siyah ya da yeşil çay yaprağı üzerine 150-250 mL (bir büyük fincan) taze kaynatılmış sıcak su ilave edilir. Kafeinin uyaııcı etkisinden yararlanmak için 3-5 dakika demlendikten sonra içilir. Eğer çay 10 dakikadan fazla demlenirse artan kateşin miktarına bağlı olarak kafein ile polifenoller bağlanarak kompleks oluşturmakta ve kafeinin uyarıcı etkisi kaybolmaktadır. Diğer taraftan, eski kayıtlarda çayın içerisine süt ilave edilmesi ile çayın içerisindeki polifenolik bileşiklerin süt proteinleri ile çözünmeyen kompleks yapı oluşturarak çayın antioksidan etkisinin yok olacağı şeklindeki uyarıların gerçek olmadığı deneysel olarak ortaya konulmuştur.

(Lat: Salix Sp., İng: Willow)

 

KULLANILAN KISIM: Yaprak ve kabuk.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Salisik asit, Tanen, Madeni Tuzlar.

ETKİ VE KULLANIM: İyi bir ağrı kesicidir. Sinir bozukluğu, asabiyet ve uykusuzluk hallerinde söğüt yaprağı demlenerek kullanılabilir. Uyuz ve egzamada ise kaşınan yerler demleme suyuyla yıkanmalıdır. Ayak yorgunluklarında, ayaklar demlenen suyun içinde bekletilir. Yaprağın kökü sirke ile karıştırılıp siğile sürülürse fayda verir.

(Lat: Mentha Aquatica)

 

KULLANILAN KISIM: Yapraklar.

ETKEN BİLEŞİKLER: Uçucu yağ (Kâfur), Tanen, Menthal.

ETKİ VE KULLANIM: Nane demlenip içilir ya da ekşi nar suyu ile içilirse kusmayı önler. Sirke ilave edilip içilirse iç kanamayı keser. Ağızda çiğnenirse diş ağrısına faydalıdır, ağız kokusunu güzelleştirir, hıçkırığı da kesebilir.

Nane; kekik ve limon demlenip balla tatlandırılarak içilirse soğuk algınlığı, nezle ve öksürüğe faydalı bir gıda desteğidir.

 

Bileşimi:Uçucu yağ [sinnamaldehit (%65), öjenol, sinnamilasetat, sinnamil alkol, sinnamik asit], diterpenler [sinzeylanol, sinzeylanin], oligomerik proantosiyanidinler, müsilajlar
Etkisi:Mide ve bağırsak rahatsızlıkları: İştah kaybı, sindirim yetersizliği, spazmlar, gaz ve şişkinlik hissini gidermek amacıyla yararlanılır.
Bakteri ve mikomantarlar üzerinde etkilidir.
Kullanılış şekli:0.5-1 gram kabuk parçalandıktan sonra kaynatılmış sıcak su içerisinde 15 dakika demlenerek içilir. Günde 3-4 defa içilir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir. Hassas kişilerde alerjik tepkimeler görülebilmektedir. Hamilelerde kullanılması önerilmemektedir.
Öneriler:Deneysel çalışmalarda tarçın kabuklarının kan şekeri ve kolesterolün düşürülmesinde etkili olduğu ortaya konulmuştur. Ancak ekili bileşen olarak tespit edilen sinnamilaldehit Çin tarçını kabuklarında daha yüksek oranda bulunmaktadır. Çin tarçını, seylan tarçınından biraz farklı bir uçucu yağının bileşimine sahip olduğundan daha güzel aromaya sahip olan Seylan tarçını gıda ürünlerinde tercih edilmektedir. Kan şekeri üzerinde bir etki beklendiğinde Çin tarçını tercih edilmelidir. Diğer taraftan, Seylan tarçını uçucu bileşenlerinin mikroorganizmalar üzerinde etkisi nedeniyle soğuk algınlığında çay olarak içilmesi, ya da yoğun derişimli çayının (%5-10) gargara olarak uygulanması yararlı olabilir.

Bileşimi:Fenolik asitler (%7)[kafeik, rozmarinik, klorojenik], uçucu yağ (%0.5-4.0)[mentol, menton], flavonoitler [apigenin, luteolin ve diosmetin glikozitleri]
Etkisi: Mide-bağırsak rahatsızlıklarında kullanılır. 
- Hazımsızlık, şişkinlik, aşırı gaz şikayeti.
- Mide-bağırsak sistemi, safra kesesi ve safra kanalının spazm şikayetlerinde.
Kullanılış şekli:Kurutulmuş 2 gram kadar nane yaprağı üzerine taze kaynatılmış su dökülerek 5-10 dakika demlenir ve içilir. Mide-bağırsak rahatsızlıklarında aç karnına günde 2-5 defa içilir.
Uyarı:Reflü şikayeti olan kişilerde ve safra salgısını artırdığı için safra taşı olan kişilerde dikkatle kullanılmalıdır.

Bileşimi:Kateşik tanenler (%1-7), mirtillin (gallik asit glikoziti), flavonoitler [hiperozit, kersitrin, izokersitrin, astragalin], kafeik asit türevleri [klorojenik asit], fenolik asitler [salisilik asit, gentisik asit], iridoit monoterpenler [asperulozit, monotropein], kinolizidin alkaloitleri
Etkisi:Taşıdığı polifenolik bileşenlerin antioksidan etkileri bulunmaktadır. Dolayısıyla kalp ve damar hastalıklarında koruyucu olarak ve kan şekerinin düzenlenmesinde önerilmektedir.
Kullanılış şekli:1-2 çay kaşığı (1 gram) parçalanmış yaprak üzerine kaynatılmış sıcak su ilave edilerek 10-15 dakika bekletildikten sonra içilir.
Uyarı:Uzun süreli ve yüksek miktarlarda kullanımları taşıdıkları kateşik tanenler nedeniyle midede rahatsızlık ve kabızlığa yol açabilir.
Öneriler:Yaban mersini yaprakları kan şekerini düşürücü, kalp ve dolaşım sorunlarında, artrit ve mide sorunlarında yararlı olabilmektedir. Ancak taşıdığı tanenler nedeniyle kullanılan miktara dikkat edilmelidir.
Yaban mersininin daha çok bilinen kısmı meyveleridir. Antosiyanin türevleri bakımından zengin meyveler bilhassa göz problemlerinde yararlı olmaktadır. Göz yorgunluğu, glokom (göz tansiyonu), diyabetik retinopati, gece görlüğü gibi göz hastalıklarında önerilmekte, özellikle göz sağlığının ve görüş kuvvetinin korunmasında yararlı olabileceği ileri sürülmektedir.

(Lat: Epilobium parviflorum, İng: Villov-herb, Alm: Vinderich, Fra: Laurier dest. Antoine)

 

YAYILIŞI: Afrika, Avustralya, Avrupa, Kuzey Asya ve Tazmanya.

KULLANILAN KISIM: Toprak üstü kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Müsilaj, Pektin, Tanen, Flavonoitler.

ETKİ VE KULLANIM: İdrar arttırıcı etkisinden dolayı yakı otunun çeşitli prostat ve sindirim sistemi rahatsızlıklarında ve sistitte kullanıldığı görülmektedir.

 

Bileşimi:Uçucu yağ
Etkisi:Yasemin çiçekleri, Çin ve Ayurvedik tedavi sistemlerinde karaciğer ve mide rahatsızlıklarında, baş, diş ve adet dönemi ağrılarında kullanıldığı bildirilmektedir. Batı tababetinde ise hoş kokusu nedeniyle çay formülasyonlarına aroma vermek için ilave edilmektedir.
Kullanılış şekli:Aroma vermek için çay karışımları içerisine ilave edilir.
Uyarı:Herhangi bir olumsuz durum bildirilmemiştir.

( Lat: Sideritis sp.)

 

YÖRESEL ADI: Dağ çayı, Adaçayı.

YAYILIŞI: Batı, Orta ve Güney Anadolu’da yetiştirilmektedir.

KULLANILAN KISIM: Toprak üstü kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Uçucu yağ, Alkaloidler, Tanen ve Acı madde.

ETKİ VE KULLANIM: Uyarıcı, gaz söktürücü, iştah açıcı ve mide ağrılarını kesici özelliklere sahip bir gıda desteğidir.

(Lat: Avena sativa, İng: Oat, Alm: Hafer, Fra: Avoine)

 

YAYILIŞI: Ülkemizde kültürü yapılmaktadır.

KULLANILAN KISIM: Toprak üstü kısımları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Silisyum, Polifenoller, Mono ve Polisakkaritler.

ETKİ VE KULLANIM: İyi bir sinir sistemi güçlendiricisidir. Sakinleştirici etkisinden dolayı sinirsel zayıflık, kronik veya akut endişe ve gerginlik durumlarında; stres ve uykusuzluğa iyi gelir. İdrar arttırıcı etkiye sahiptir. Ayrıca Avrupa’da halk arasında yulaf samanından hazırlanan banyo artrit, romatizma, felç ve karaciğer bozukluklarına karşı yaygın olarak kullanılır.

(Lat: Galium aparine, İng: Cliver, Alm: Gelbes Lab, Fra: Grattaron)

 

YÖRESEL ADI: Çoban süzeyi, Sünnetlice otu.

YAYILIŞI: Avrupa ve Anadolu’da yaygıdır.

KULLANILAN KISIM: Çiçekli ve meyveli toprak üstü kısmı.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: İridoit, Flavonoid, Kumarin, Tanen, Polifenolik asitler.

ETKİ VE KULLANIM: Damar büzücü, idrar söktürücü, terletici, iltihabın neden olduğu kızarıklık ve şişlikleri giderici, spazm çözücü ve kuvvet vericidir. Bademcik iltihabı, sistit ve sedef hastalıklarında gıda desteği olarak kullanılabilir.

 

Bileşimi:Oleorezin (%4-10) [başlıcası gingeroller ve türevi şogaoller], uçucu yağ (%1.0-3.3) [başlıcası beta-bisabolen, zingiberen vd. seskiterpenler], karbohidratlar (%40-60) [başlıcası nişasta], protein ve amino asitler (%9-10).
Etkisi:Taşıt tutması, hamilelikte sabah bulantıları ve kemoterapi gören hastalarda ilacın yol açtığı bulantı ve ameliyat sonrası anestezinin neden olduğu bulantının bastırılmasında yararlanılmaktadır. Bulantıyı önleyici etkisini doğrudan mide üzerinde göstermekte, merkezi sinir sistemi üzerinde herhangi bir yatıştırıcı özelliği bulunmamaktadır.
Safra artırıcı etkisi nedeniyle yemek sonrası uygun miktarlarda kullanıldığında yağlı besinlerin sindirimine yardımcı olur.
Kemik romatizması (osteoartrit) hastalarında yangıya bağlı şikayetlerin hafifletilmesinde yararlı olabilir.
Kullanılış şekli:Şikayetin derecesine göre 0.25-1.0 gram zencefil çayı üzerine bir fincan taze kaynatılmış sıcak su ilave edilerek 20 dakika bekletildikten sonra içilir. Taşıt tutması şikayetlerinin giderilmesinde seyahatin süresine göre 3-4 saat aralıklar ile birer fincan içilebilir. Daha etkili bir çay için kısık ateş üzerinde ağzı kapalı kapta 10 dakika kaynatılması, limon ve bal ilave edilmesi önerilmektedir.
Uyarı:Hamilelerde zencefil miktarı günlük 1.5 gramın üzerine çıkarılmamalıdır. Safra salgılanmasını artırdığından, safra kesesi çıkarılmış olan kişilerde (kolesistektomi) zencefil kullanılması arka-bel hizasında ağrılara yol açabilir (sızı dışında bir risk bulunmamaktadır). Safra taşı şikayeti olan kişilerde safra akışının artması nedeniyle taşın hareket ederek safra kanalını tıkama riski bulunuyorsa zencefil kullanılması önerilmemektedir.
Öneriler:Zencefilin sağlık için yararları çok sayıda bilimsel çalışma ile ortaya konulmuştur. Safra salgısını artırması nedeniyle bilhassa yağlı yemeklerden sonra sindirime yardımcı olmakta, sancıyı gidermektedir. Yangı giderici etkisi nedeniyle artrit gibi yangılı hastalıklarda şikayetlerinin hafifletilmesinde yararlanılmaktadır. Bilhassa hamilelik bulantıları ve taşıt tutmasında kullanılmaktadır. Limon ve ballı çayı soğuk algınlığında, boğaz ağrısında ve öksürüklerde etkilidir.

Bileşimi:Uçucu yağ (%3-5)[alfa ve beta-tumeron (aromasını veren bileşenler), artumeron, zingiberen, kurkumol]; kurkuminoitler (%3-5)[kurkumin, dimetoksi kurkumin]; 1,5-diaril-penta-1.4-dien-3-on türevleri; nişasta (%30-40).
Etkisi:Karaciğer hasarını önleyici (antihepatotoksik), antioksidan, kan lipit seviyesini koruyucu (antihiperlipidemik), yangı-giderici, tümör önleyici ve antimikrobiyel etkileri deneysel çalışmalar ile ortaya konulmuştur. Son yıllarda gerek deneysel ve gerekse klinik çalışmalar zerdeçal içerisindeki temel bileşenlerden kurkuminoitlerin kanserlerin önlenmesi ve tedavisinde etkili olabildiğini ortaya koymaktadır.
Mide ve bağırsak sisteminde: Safra akışını artırıcı etkisi nedeniyle yağlı gıdaların sindirilmesine yardımcı olur, iştahı artırır.
Kullanılış şekli:Kapaklı bir cezvede kaynamakta olan su içerisine ufak parçalara parçalanmış 0.5-1 gram zerdeçal ilave edilerek kapağı kapatılır ve 5 dakika kaynatmaya devam edildikten sonra süzülerek içilir. Bu şekilde hazırlanan çay öğün aralarında günde 2-3 defa içilir.
Uyarı:Önerilen miktarlarda kullanıldığında herhangi bir risk bildirilmemiştir. Bitkinin safra artırıcı etkisi nedeniyle safra taşı olan kişilerde, büyük taşların hareket ederek kanalı tıkaması söz konusu olabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Hamilelikte rahim hareketlerini artırabileceği için kullanılması önerilmemektedir.
Öneriler:Zerdeçal ve bilhassa temel bileşenlerinden olan kurkuminoitler son yıllarda çok sayıda bilimsel araştırmanın konusu olmuştur. Bilhassa çeşitli tip kanserlerin önlenmesi ve tedavisinde gerek çayı, gerekse diğer formüllerinin kullanılması önerilmektedir. Amerikan Sağlık dairesi tarafından çok sayıda klinik çalışma programı yürütülmektedir. Yangı giderici, kan sulandırıcı, antioksidan etkileri nedeniyle artritler, Alzheimer hastalığı gibi önemli sağlık sorunlarında yararlanılmaktadır.

( Lat: Olea europaea, İng: Olive Leaf, Alm: Oliven, Fra: Olivier)

 

YAYILIŞI: Akdeniz havzasında, makilerde yabani olarak yetişir. Bütün Akdeniz ülkelerinde ve Akdeniz iklimine sahip bölgelerde yetiştirilen bir ağaçtır.

KULLANILAN KISIM: Yaprakları.

ETKEN BİLEŞİKLERİ: Tanen, Resin, Uçucu yağ ve Organik asitler taşır.

ETKİ VE KULLANIM: Yumuşak bir idrar söktürücüdür. Kan basıncını düşürmede yardımcıdır. Kan şekerini düşürmesi nedeniyle şeker hastalığında gıda desteği olarak kullanılabilir.